OGUR / UĞUR / ÖĞÜR DETAILS

OGUR / UĞUR / ÖĞÜR

Original-Latin :

OUR

Transcript :

OUR / ÖÜR

Description :

Bu sözcük (folio) 90r sayfasında 4. satırın son sözcüğü olarak yazılmıştır. Yazarın OUR şeklinde yazdığı sözcüğün bugün Türk dilinin bazı ağızlarında kullanılan OGUR sözcüğü karşılığı olduğunu düşünmekteyim. Aslında bu sözcüğü Anadolu'da daha geniş coğrafyada bugün UĞUR olarak seslendiriyoruz. Sözcüğün 'uğur', 'bereket', 'fırsat', 'imkan/şans' gibi anlamlarda kullanımı vardır. Bu yazmada bu sözcükten hemen önce yazılmış olan iki sözcük AP ARAP sözcükleridir. Ap-ARAP sözcüğü 'kap-kara' / 'sim-siyah' anlamında kullanılmıştır. Ancak AP-ARAP OUR (uğur) sözcüğü hem 'kap-kara bereket' anlamında hem de bir sıfat ve/veya ad olarak sayfada çizimi yapılan bitki anlatmaktadır. Ancak burada sözcüğün yazılışına dikkatli bir şekilde bakarsak yazarın OUR sözcüğünün son harfini 'R' ve 'Z' okuna bilecek şekilde yazdığını görüyoruz. Bunu 'Z' olarak değerlendirmek isteyen olursa sözcüğü 'OUZ' (Oğuz) şeklinde de okuyabilir. Oğuz sözcüğünün burada anlamlarına girmeyeceğim. Çünkü yazarın bu sözcüğü OUZ şeklinde yazmadığını düşünüyorum. Ancak AP-ARAP-OUZ şeklinde bir ad veya sıfat olarak bu sözcüğü değerlendirmek istersek farklı bir sonuç ortaya çıkabilir. Şöyle ki, yazarın normalde başka sayfalarda 'ağız' anlamına gelen sözcüğü AIZ olarak yazdığını düşündüğüm okuma yapmıştım. Ancak bir sıfat olarak veya bu bitkinin adı olarak yazarın AP-ARAP+OUZ sözcüğünü bir kalıp/bütün olarak başka ağızlarda alıntılayarak kullanıyor olması olasılığı da vardır. Yani kendisi 'ağız' sözcüğünü ayrıca yazdığında bunu 'AIZ' yazarken bu bitkinin adı veya sıfatı olan 'kap-kara+ağız' anlamına da gelen isim/sıfat sözcüğünü başka ağızlardan geçmişte öğrendiği şekli ile kullanıyor olması olasılığı vardır. Yani burada sondaki sözcüğü 'OUZ' olarak yazıp seslendirmiş olabilir ancak bir kalıp olarak bitkiye isim olarak veya sıfat olarak kullandığı için sözcüğü değiştirmeden aynen alıntıladığı gibi kullanıyor olabilir. 'AĞIZ' sözcüğünün bir çok anlamı yanı-sıra bu sözcüğün bugün "ekinin biçildikten sonra tarlada kalan köklü sap kısmı" anlamında da kullanımı olduğunu not edelim. Ben ise yazarın OUZ veya OUR olarak yazdığı sözcüğün 'kök' sözcüğü eş anlamlılarından birisi olarak kullandığını veya 'pancar', 'turp' veya 'şalgam' ya da 'yer-elması' anlamında kullanmış olabileceğini düşünüyorum. Zaten yazar bu sözcüğü 90r sayfasında bir cins 'turp', 'şalgam' veya 'pancar' benzeri bir bitki çizmiştir. Sayfanın tamamı okunduğunda ve aynı zamanda Türk dilinin bugünkü ve geçmiş lehçelerinde 'pancar', 'yer-elması', 'şalgam' ve 'turp' bitkilerine hangi adların verilmiş olduğu tam olarak incelendikten sonra bu konuda daha net bir açıklama yapılabilir. Yanlız Türk dilinde ARAP+ŞALGAMI denen bir bitki adı var. Bu bitkinin pancarımsı veya bir turp benzeri yapıda olduğunu ve renginin siyah renge yakın çok koyu kırmızı renk olduğunu söyleyebilirim. Muhtemelen bu ARAP ŞALGAMI denen bitkinin farklı cinsleri de elbette vardır. Bitki bilimi alanında herhangi bir çalışma yapmadığımız için bu konuda yanlış bilgi vermek istemeyiz. Bu konu daha sonra bitki bilimciler tarafından daha doğru şekilde açıklanabilir. Burada bizim dikkat çekebileceğimiz konu bugün ARAP şalgamı ('kara şalgam' veya 'kara kök' anlamında) olarak adlandırılan bitkinin. Yazarın ağzında da ARAP sözcüğü geçer şekilde adlandırılmış olması olasılığıdır. Yazar bu adlandırmayı bir ad veya sıfat olarak kullanmış olabilir. Yazarın yazdığı bu sözcüğün farklı okunuşları ile olası bu ve diğer anlamları yandaki sözcük-sözlük linklerinde görülebilir.

SOURCES

# Source Name

WORD PAGES

# Page Row Number Word Sequence/
Column Number
Kapat
Close

Lütfen e-posta adresinizi. Şifre yenileme bağlantısı e-posta adresinize gönderilecektir.

Close

Close
Close